Kayıtlar

Haziran, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bilirim ki,

 Gözüm, ufka daldığında, yüreğimdeki ateşin ne kadar kudretli olduğunu hissediyorum. Bu yolda yürümem, yalnızca toprağın yüzüme değen serinliği için değil, Allah'ın rızasını kazanmak için. Çetin yollar, dik yokuşlar, halktan gelen ezalar... Hepsi birer imtihan, birer sınav. Bilirim ki, bu yollardan geçmek, cennet bahçelerine ulaşmanın bir gereği. Öyleyse, her diken, her taş, her zorluk, bir adım daha yaklaştırır beni O'na. İşte bu yüzden, her acıya, her zorluğa sabırla katlanmak gerek. Çünkü ben, Rabbimin rızasını arayan bir yolcuyum ve bu yolda huzur, sabır ve sebatla ilerlemek, en büyük zaferim olacak.

Bayramlarımız..

 Esselamu aleyküm kıymetli kardeşlerim, Bayramlarımız, İslam'ın bizlere sunduğu büyük nimetlerden biridir. Bayram günlerinde, hem Rabbimize yakınlaşır hem de sevdiklerimizle bir araya gelir, birlik ve beraberliğimizi pekiştiririz. Ancak bugün sizlere, bayramlarda yaptığımız temizlikten ve bu temizliğin öneminden bahsetmek istiyorum. Bayramlardan bayramlara temizlik yapmak, kültürümüzde önemli bir ritüeldir. Fakat asıl önemli olan, bu temizlik alışkanlığını günlük yaşamımızın bir parçası haline getirmektir. Rabbimiz, temizliği bizlere farz kılmış ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Temizlik imanın yarısıdır” buyurarak bizlere temizliğin ne denli önemli olduğunu hatırlatmıştır. Temizlik, sadece dış görünüşümüzle sınırlı değildir. Elbette bedenimizi, evimizi ve çevremizi temiz tutmak önemlidir. Ancak asıl temizlik, kalbimizi ve ruhumuzu arındırmakla mümkündür. Kalplerimizi negatif düşüncelerden, kötü alışkanlıklardan, kin ve nefretten temizlemek, iç huzurumuzu ve dinginliğimizi sağlar.

Kadın ve erkeğin bir arada camide bulunmaları konusu..

 Esselamu aleyküm kıymetli kardeşlerim, Bugün sizlere, kadın ve erkeğin bir arada camide bulunmaları konusundan bahsetmek istiyorum. İslam'da cami, Allah’ın evleri olarak kabul edilir ve bu mekanlar, tüm Müslümanların ibadet edebileceği, ilim öğrenebileceği ve toplumsal dayanışmayı güçlendirebileceği yerlerdir. Kadınlar ve erkekler, Allah’ın rızasını kazanmak için camilerde bir araya gelebilirler, ancak İslam’ın belirlediği ahlak ve edep kurallarına uymak kaydıyla. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) zamanında, kadınlar da erkeklerle birlikte camilere gelir, namazlarını kılar ve dini ilim öğrenirlerdi. Bu durum, İslam’ın kadın ve erkeğe ibadette eşit fırsatlar sunduğunun bir göstergesidir. Ancak, bu birliktelik sırasında İslam’ın belirlediği bazı ahlak ve edep kurallarına dikkat edilmesi gerekmektedir:  1. Ayrı Bölümler: Peygamberimiz zamanında kadınlar ve erkekler camide birlikte bulunurlar, ancak farklı bölümlerde ibadet ederlerdi. Bu uygulama, hem ibadetlerin huşu içinde y

İslam, Yüce Rabbimizin bizlere gönderdiği en son ve en mükemmel dindir..

 Esselamu aleyküm sevgili evlatlarım, Bugün sizlere, kalplerimize huzur ve mutluluk getiren, hayatımıza anlam ve değer katan İslam dininden bahsetmek istiyorum. İslam, Yüce Rabbimizin bizlere gönderdiği en son ve en mükemmel dindir. Bu dini anlamak ve yaşamak, hayatımızın en büyük hedefi olmalıdır. İslam, barış ve teslimiyet anlamına gelir. Yani, Allah’a teslim olmak ve O’nun emirlerine uyarak barış içinde yaşamak demektir. Rabbimiz, bizlere bu güzel dini göndererek, dünyada ve ahirette mutlu olmamızı istemektedir. İslam'ı anlamak ve yaşamak için ilk adım, Allah’ı tanımaktır. Allah, bizleri ve bütün evreni yaratan, her şeyi bilen, her şeye gücü yeten, çok merhametli ve adaletli olan yüce varlıktır. O, bizi çok sever ve bizden de kendisini sevmemizi, O’na güvenmemizi ister. Sevgili çocuklar, İslam’ın temelini oluşturan beş ana ibadet vardır. Bunları öğrenip uyguladığımızda, Allah’a olan sevgimizi ve bağlılığımızı göstermiş oluruz:  1. Kelime-i Şehadet: "Lâ ilâhe illallah, Muham

Çocuklarımıza İslam dinini anlatmak ve onlara bu kutsal dini sevdirmek..

 Esselamu aleyküm sevgili kardeşlerim, Bugün sizlere çok kıymetli bir konu üzerinde konuşmak istiyorum: Çocuklarımıza İslam dinini anlatmak ve onlara bu kutsal dini sevdirmek. Yüce Rabbimiz, evlatlarımızı bizlere birer emanet olarak vermiştir. Onların doğru bir şekilde yetişmesi, imanlı, ahlaklı ve salih bireyler olarak topluma kazandırılması biz ebeveynlerin en büyük sorumluluğudur. Çocuklar, saf ve temiz fıtratlarıyla dünyaya gelirler. Onlara İslam'ın güzelliklerini ve doğrularını anlatmak, bu fıtratlarına en uygun şekilde davranmak demektir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Her çocuk İslam fıtratı üzere doğar, ancak anne-babası onu Yahudi, Hristiyan veya Mecusi yapar” buyurmuştur. Bu hadis-i şerif bizlere, çocuklarımızın eğitiminin ne denli önemli olduğunu açıkça göstermektedir. İlk olarak, çocuklarımıza İslam dinini sevdirerek anlatmalıyız. Sevgi dolu bir yaklaşım, onların kalplerinde İslam’a karşı bir muhabbet uyandıracaktır. Çocuklarımıza dini öğretirken şunlara dikkat edelim:

Sanal dünyanın renkli perdeleri ardında, gerçekliğin sırları saklı duruyor..

 Esselamu aleyküm sevgili kardeşlerim, Dostlar, hayat denen serüvende adımlarımızı atarken, belki de farkında olmadan bir gölgenin ardından koşuyoruz. Sanal dünyanın renkli perdeleri ardında, gerçekliğin sırları saklı duruyor. Her dokunuşumuzun ardında, her duygumuzun peşinden gittiğimizde aslında bir aldatmacanın içinde miyiz? Modern çağın getirdiği dijital dünya, bizlere cazip gelen pek çok imkân sunar. Ancak bu dijital dünyanın arkasında, bizleri hakikatten uzaklaştıran birçok tuzak da bulunmaktadır. Bu, nefsimizin oyunlarına ve şeytanın vesveselerine karşı dikkatli olmamız gereken bir çağdır. İslam’ın bizlere sunduğu en değerli öğütlerden biri, hakikatin ve gerçekliğin peşinde olmaktır. Kuran-ı Kerim bizlere, dünya hayatının geçici ve aldatıcı olduğunu, asıl hayatın ahiret hayatı olduğunu hatırlatır. Bu geçici dünyada, sanal dünyanın illüzyonlarına kapılmak, bizleri hakikatten uzaklaştırabilir. Sanal dünyanın cazibesi, bizleri fani olanın peşine düşmeye ve ebedi olanı unutturmaya ç

Faiz üzerine kurulu para sistemi İslam'a göre derin bir endişe kaynağıdır..

 Ümmet-i Muhammed'e selam olsun, Bugün dünyada yaygın olarak kullanılan borç ve faiz üzerine kurulu para sistemi İslam'a göre derin bir endişe kaynağıdır. Faiz, insanları ekonomik olarak köleleştiren, zenginlerin daha da zenginleşmesine, fakirlerin ise daha fazla borç altında ezilmesine neden olan bir yapıdır. İslam, faiz yoluyla kazanç elde etmeyi ve borçla para alıp verme pratiğini kesin bir dille yasaklar. Zira bu, adaletsizliğe, haksızlığa ve toplumsal dengesizliğe sebep olur. Bizler, birbirimizi maddi manada sömürmek yerine, yardımlaşma, dayanışma ve karşılıklı destek üzerine inşa edilmiş bir ekonomik düzenin savunucusuyuz. Rızık, Allah'ın takdir ettiği ve adil bir biçimde paylaşılması gereken bir nimettir. Müslümanlar olarak, toplumsal refahı ve adaleti gözeterek, faizsiz ve borçsuz bir ekonomik sistem kurma sorumluluğunu taşıyoruz. Bu bağlamda, mevcut finansal sistemin getirdiği sorunları anlamak ve bunlara karşı çözüm önerileri geliştirmek önemlidir. İslam'ın fa

Kurban Bayramı'na sayılı günler kaldı..

 Sevgili kardeşlerim, Kurban Bayramı'na sayılı günler kaldı. Bu mübarek gün, Rabbimize yakınlaşmanın, O’nun rızasını kazanmanın ve kulluk bilincimizi pekiştirmenin vesilesidir. Kurban Bayramı, Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail’in teslimiyet ve sadakat hikayesini hatırlatır bize. Onlar, Allah’ın emrine boyun eğmenin, teslimiyetin ve fedakarlığın en güzel örneğini sergilediler. Kurban kesmek, Rabbimize olan bağlılığımızı ve teslimiyetimizi göstermenin bir sembolüdür. Bu ibadet, aynı zamanda paylaşmanın ve yardımlaşmanın en güzel vesilesidir. Kestiğimiz kurbanların etini ihtiyaç sahipleriyle paylaşarak, toplumda dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendiririz. Bu günlerde, komşularımıza, fakirlere ve muhtaçlara yardım eli uzatarak, sevgi ve merhametle dolu bir toplumu inşa ederiz. Kurban Bayramı, sadece kurban kesmekle sınırlı değildir. Bu bayramda, kalplerimizi temizlemeli, kötü alışkanlıklardan arınmalı ve Allah’a daha yakın olmalıyız. Ailemizle, dostlarımızla ve akrabalarımızla bir a

Dijital bir dönüşüm..

 Esselamu Aleyküm ve Rahmetullah, Ey müminler, Bugün dünya, hızla dijital bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Bu dönüşüm, hayatımızın her alanını etkileyen büyük bir değişimdir. Ancak, bu değişimin arkasında yatan tehlikelere dikkat etmemiz gerekmektedir. Şu anda dünya sahnesindeki bazı dev aktörler, dijital dönüşümün gücünden yararlanarak kendi hedeflerine ulaşma peşindeler. Bir tür dijital baskınlık arayışındalar, adeta insanları kendi istekleri doğrultusunda yönlendirmek ve kontrol etmek için dijital araçları kullanıyorlar. Bu güç odakları, dijitalizasyonun nimetlerinden faydalanarak her bir bireyi kendi etki alanlarına çekme ve onları manipüle etme amacındalar. Bu durum, küresel güçlerin, dijital dünyanın kontrolünü ele geçirerek insanların düşüncelerini, davranışlarını ve hatta yaşamlarını şekillendirme çabalarıyla özetlenebilir. Ey müminler, bu konuda dikkatli ve uyanık olmalıyız. İslami değerlerimiz ve prensiplerimiz doğrultusunda hareket etmeli, dijital dünyanın getirdiği fırsa

Kur'an'da savaş ayetlerinin yer almasının başlıca sebepleri..

 Ey Müminler, Esselamu Aleyküm ve Rahmetullah, Bugün sizlere Kur'an-ı Kerim'deki savaş ayetleri hakkında konuşmak istiyorum. Bu ayetler, bazıları tarafından yanlış anlaşılmakta ve bağlamından koparılarak değerlendirilmektedir. Bizler, Kur'an-ı Kerim'in bütünlüğünü göz önünde bulundurarak bu ayetleri doğru bir şekilde anlamalıyız. Kur'an-ı Kerim, Allah'ın kelamıdır ve insanlara rehberlik etmek üzere indirilmiştir. İçinde yer alan her ayet, bir hikmet ve amaç taşır. Savaş ayetleri de bu hikmet ve amaç doğrultusunda, belirli durumlar ve şartlar altında indirilmiştir.  Kur'an'da savaş ayetlerinin yer almasının başlıca sebeplerini şöyle açıklayabiliriz: 1. Savunma Hakkı:    Kur'an-ı Kerim, müminlere kendilerini savunma hakkı tanır. Zulme uğrayan, haksızlığa maruz kalan ve saldırıya uğrayan müminler, kendilerini savunma hakkına sahiptirler. Allah Teala, müminlerin zulme karşı direnmesini ve haksızlığa boyun eğmemesini buyurur:    > "Size savaş açan

Ey Ahiret Yolcusu,

 Ey Ahiret Yolcusu, Esselamu Aleyküm ve Rahmetullah, Sevgili Kardeşlerim, Bugün sizlere Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) bizlere ulaştırdığı önemli bir öğüdü hatırlatmak istiyorum. Efendimiz buyuruyor ki, "Siz benim bildiğimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız." Bu sözler, bizlere dünya hayatının geçiciliğini ve ahiret yolculuğunun önemini hatırlatır. Bugün, faizin, içkinin, zinanın, tesettürsüzlüğün ve güvensizliğin yaygın olduğu bir zamandayız. Bu durum bizleri derin bir tefekküre ve kendimizi muhasebeye sevk etmelidir. Faiz, İslam'da kesinlikle yasaklanmış bir uygulamadır. Allah, faizi haram kılmış ve bu konuda kesin bir uyarıda bulunmuştur: > "Ey iman edenler! Allah'tan sakının ve eğer gerçekten iman ediyorsanız, mevcut faiz alacaklarınızı bırakın." (Bakara Suresi, 2:278) Faiz, toplumsal adaleti bozan, insanları sömüren ve ekonomik dengeyi alt üst eden bir uygulamadır. Faizsiz bir ekonomik sistem kurarak, adaleti ve eşitliği sağlayabiliriz. Faizi

Bitcoin gibi dijital varlıkların İslami finans prensipleri açısından değerlendirilmesi..

 Sevgili Kardeşlerim, Esselamu Aleyküm ve Rahmetullah, Bugün sizlere, günümüzde sıkça tartışılan kripto paralar ve özellikle Bitcoin gibi dijital varlıkların İslami finans prensipleri açısından değerlendirilmesi hakkında konuşmak istiyorum. İslami finans, faizden kaçınma, spekülasyondan uzak durma ve adil, şeffaf bir ekonomik sistem oluşturma prensiplerine dayanır. Bu bağlamda kripto paraların yeri nedir, birlikte değerlendirelim. Kripto paralar, blok zinciri teknolojisi sayesinde merkezi olmayan bir yapıya sahiptir. Bu teknoloji, işlemlerin güvenli ve şeffaf bir şekilde kaydedilmesini sağlar. Faizsiz bir finansal sistem oluşturma yolunda önemli bir adım olabilir. Ancak, kripto paraların değeri genellikle arz ve talebe dayanır ve bu durum spekülasyona açık hale getirir. İslami finansın temel ilkelerinden biri olan spekülasyondan kaçınma prensibi burada bir çelişki oluşturabilir. Ayrıca, kripto paraların düzensiz yapısı ve hukuki belirsizlikleri, İslam hukukunun şeffaf ve adil finansal

Savaşların son bulacağı, barış ve huzurun egemen olacağı bir dünya hayali..

 Sevgili Kardeşlerim, Esselamu Aleyküm ve Rahmetullah, Bugün sizlerle, savaşların son bulacağı, barış ve huzurun egemen olacağı bir dünya hayalini paylaşmak istiyorum. Bu, umudun en parlak yüzünü görmek, insanlığın en yüce arzusunu dillendirmek demektir. Gözlerinizi kapatıp hayal edin: Çocuklarımız güvenli bir ortamda büyüyecekler, savaşın yıkıcı izlerini taşımadan. Onların gülüşleri, dünyayı aydınlatan en güzel güneş gibi parlayacak. Onların yüzlerindeki mutluluk, tüm insanlığın ortak mutluluğu olacak. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: > "Müminler bir binanın tuğlaları gibidirler, birbirlerini desteklerler." (Buhari, Edeb, 27) Bu hadis, bizlere birlik ve dayanışmanın önemini hatırlatır. İnsanlar birbirlerine sevgi ve saygıyla yaklaşacaklar, farklılıkları zenginlik olarak görecekler. Uzlaşma ve işbirliği, çatışma ve ayrılığın yerini alacak. Kur'an-ı Kerim’de Allah, barışın önemini şöyle vurgular: > "Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de ona yanaş

Mutluluk, her kalbin ortak dilinde sözcük olacak..

 Sevgili Kardeşlerim, Esselamu Aleyküm ve Rahmetullah, Bir gün, güneş doğduğunda dünya üzerinde büyük bir değişimin başlayacağına inanıyorum. Bu değişim, insanların yüreklerindeki haksızlık ve ayrımcılığa karşı bir isyanın doğmasıyla başlayacak. Adaletin güneşi yükselip karanlığı dağıtacak ve gökyüzüne umut ışıkları saçacak. Bu, Allah'ın adaletinin ve merhametinin tecelli ettiği bir zaman olacak. Allah'ın izniyle, insanlar arasındaki faiz duvarları yıkılacak, paranın baskısı sona erecek ve yerini insanlık değerlerine bırakacak. Bu yeni düzenin temeli sevgi, saygı ve empati olacak. İslam'ın öğretileri gereği, birbirimize karşı merhametli ve adil davranmalı, yardımlaşmayı ve dayanışmayı esas almalıyız.  Kur'an-ı Kerim'de Allah, adaletin önemini şöyle vurgular: > "Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan, kendiniz, anne babanız ve yakınlarınız aleyhine de olsa, Allah için şahitlik eden kimseler olun." (Nisa Suresi, 4:135) Bu ayet bize, adaletin her koşulda ko

Eşlerin birbirlerine olan davranışları..

 Sevgili Kardeşlerim, Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Bugün, aile hayatımızın temel taşlarından olan eşlerin birbirlerine olan davranışları hakkında konuşmak istiyorum. İslam'ın bize öğrettiği en önemli değerlerden biri, eşler arasında sevgi, saygı ve merhametin daim olmasıdır. Kur'an-ı Kerim'de ve Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) hadislerinde, aile hayatının huzurlu ve mutlu bir şekilde sürmesi için eşlerin birbirlerine nasıl davranmaları gerektiği açıkça belirtilmiştir. Öncelikle, Allah Teala Kur'an'da şöyle buyurur: > "Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadınızsa, bilin ki Allah, sizin hoşlanmadığınız bir şeyde birçok hayır takdir etmiş olabilir." (Nisa Suresi, 4:19) Bu ayet, eşler arasında hoşgörünün ve iyi geçinmenin önemini vurgular. Eşler arasında anlaşmazlıklar ve farklılıklar elbette olabilir. Ancak, önemli olan bu durumlarda sabırlı olmak, hoşgörülü davranmak ve her zaman iyilikle yaklaşmaktır. Allah, bizlere eşlerim

Hayat bize sürekli "Ne istiyorsun?" diye sorar.

 Sevgili Kardeşlerim, Hepimiz zaman zaman hayattan şikayet ederiz. Kimi kaba ve kızgın erkeklerden, kimi vır vır edip duran ve her şeye kırılan kadınlardan, kimi de aradığımız aşkı bulamamaktan, içimize yerleşmiş huzursuzluktan yakınırız. Ancak, bu şikayetler bizlere hiçbir fayda sağlamaz. Unutmayalım ki, ne hayatın elinde oyuncak oluruz, ne roller mutlaktır, ne de duygularımız sabittir. İnsan, kendi değerini doğru tanımladığında, gerçek değerini bulur ve sevgilide de karşılık bulur. Hayat bize sürekli "Ne istiyorsun?" diye sorar. Bu soruya verdiğimiz cevaplar, kaderimizin ipliklerini eğirir, dokur ve yaşarız. Hayat, bizim isteklerimize ve dualarımıza göre şekillenir. Her şeyi olup da mutsuz olanlar, hiçbir şeyi olmadığına inananlar ve hep daha fazlasını isteyenler için önemli bir ders vardır: Gerçek mutluluğun ve huzurun kaynağı, içimizde ve Allah’a olan yakınlığımızdadır. Hayatın karmaşıklığı içinde boğulmadan, Allah’ın bize verdiği nimetleri fark etmeli ve şükretmeliyiz. H

Bir Kahramanın İzinde: Babamın Destanı

Sevgili Kardeşlerim, Bugün sizlere, babamın hikayesinden yola çıkarak, hayatın zorluklarına karşı nasıl mücadele edileceğini ve nasıl güçlü kalınabileceğini anlatmak istiyorum. Babam, sinirli bir kişiliğe sahip olmasına rağmen, içinde taşıdığı derin sorumluluk duygusu ve sarsılmaz kararlılığıyla yaşam mücadelesine güç katan bir adamdı. Onun hayatı, birçok insanın yüreğinde iz bırakmış, gerçek bir destan gibidir. Babamın adı Emin'di ve bu isim, onun hayat felsefesini yansıtıyordu. Emin adımlarla ilerlemek, güvenli bir gelecek inşa etmek onun şiarıydı. O, sadece kendi başarısı için değil, çevresindeki herkesin de hayatını güzelleştirmek için çalıştı. Adıyla anılan şirketleriyle insanlara umut ışığı oldu, onlara geleceklerine dair yeni kapılar araladı. Gözünde yanan bir ateş vardı; her gün daha da büyüyen, hiç sönmemeye yemin etmiş bir tutku. Babam, her zorluğun üstesinden gelmeyi bilen, yenilgiyi kabul etmeyen bir kahramandı. İş dünyasının çetin yollarında yürürken, asla geri adım at